counter free
İKİNCİ SAYI ANASAYFASINA DÖN                      anasayfa

         BU BİR POLİTİK FIKRA DEĞİLDİR
Ayhan Altay

Fındıklar toplandıktan sonra yeşil kabukları elde soyulur, sonra kurutulurdu. Kuru fındıklar ise farelerin ve sincapların ulaşamadığı bizim ambar dediğimiz serenderlerde ya da tahtadan yapılmış “herkil” denilen erzak sandıklarında saklanırdı.

İşte o kışlardan birinde Tevfik Hoca, yemek için serenderden aldığı fındıkları cebine doldurmadan önce bozukları ayırır. Bozuk fındıklar; ya hafif, ya da kurt deliği olanlardır. Sağlam fındıkları bir cebine, bozuk olanları diğer cebine koyar ve çarşının yolunu tutar.

Yolda fındık yiyerek yürürken Ali Hoca’ya rastlar. -Bu rastlantı mıdır, yoksa özellikle ayarlanmış bir durumudur bilemem.- Onun fındık yediğini gören Ali Hoca, “ ertlami tıkıli mome” der. Bu Gürcücede “biraz fındık ver” demektir. Tevfik Hoca, bozuk fındıkların bulunduğu yerden bir avuç fındık verir.

Ali Hoca’nın dişiyle kırdığı fındıkların tümü bozuktur. Tevfik Hoca kırdığı tüm fındıkları yerken, Ali Hoca tüm fındıkların bozuk olmasının bir şaka olduğunu oldukça geç anlar.

            YORUMLARINIZI -FACEBOOK ÜYESİ İSENİZ- AŞAĞIYA YAZABİLİRSİNİZ: