Facebookta paylas Web Hits
YEDİNCİ SAYI ANASAYFASINA DÖN                      anasayfa

         

ŞİMDİ ŞAKANIN SIRASI GELMEDİ Mİ?
ALAYINA ALAY!

Bize ise kendimizi önemsememizi ve adamdan sayılmamıza Şimdi şakanın sırası değil dediler bize hep. Alayımıza da kızdılar!
Alayın çift anlamlılığı da alay ve alayı yakınlaştırır ve karşınıza böyle umarım eğlenceli bir sözcük alayı çıkartabilir! Valla bu ünlem işareti doğru, yine şaka yaptım sözcüklerle.
Biz kendimizi daha çok bir şakanın mağduru olarak görürüz çoğucası. Tarihin, tanrının, düzenin iktidarın şakası ile aşağılanmış ve dalga geçilmiş gibi hissetmiyorsunuz siz de kendinizi?
Evet haklısınız Türkiye bu haliyle bir şaka olmalı…
Şakanın da iki unsuru var bilindiği gibi; şaka yapan ve şaka yapılan. Güçlülerin, muktedirlerin herkese herşeyle şaka yapabilme imkânı vardır ve yaparlar, bunu biz sadece sağolası açık kalan mikrofonlar sayesinde arasıra fark edebiliriz bazen.
Mağdurların ve madunların muktedirlerle ve muktedirlerin egemen düzeniyle alay etmelerine ve hâşâ şaka yapmalarına hukuksal olarak da müsaade edilmez.
da yardımcı olan, aşağıdakilerle alay ve aşağıdakilerle dalga geçebilme imkanı tanınmış ve hatta bu öğretilmiştir.
Çok şükür onları gördükçe kendi kıt aklımıza imanımızı tazeleyen zavallı medya maymunlarıyla eğlenmekten çok keyif alırız. Onlara yapılan şakalardan ve muhatap oldukları aşağılayıcı iğnelemelerden haz duyarız.
Bizden aşağı alan neyse onlara şaka yapma ve onlara yapılan şakalara gülme hakkını kendimizde görürüz:
Örneğin efendim bir kekeme fırında bana şurdan bi si.. si.. si.. si.. sittiret bi poğaça ver demiş vuhaaaa ha ha.
Bedensel ve zihinsel engellilerle ilgili güldüğümüz tonla şaka vardır bilirsiniz. Zavallı şişmanlara zayıflara yönelik nice acımasız şakalarımız ve alaylarımız mevcuttur.
Erkeklerin de kendilerinden bi tık aşağıda gördüğü kadınlarla ilgili de tonla şakaları ortalarda uçuşmaktadır.
Şaka yapmak kolay da belki şakalara muhatap olmak kolay değildir:
Mizahtan, ironiden, alaydan, fıkradan, espriden ayrı bir kategori olarak şakanın temel özelliklerini barındıran bir örnek bu; açmak gerekir. Şaka, iki yanlı bir konumlama oyunudur - şaka yapan, bir meydan yaratır, şaka yapılanın çağrıldığı, onun rızası alınmadan maruz bırakıldığı bir meydandır bu.
Dolayısıyla bir “iktidarlanma” söz konusudur- şaka yapan, mevcut ya da gelecekteki izleyiciler nezdinde, şaka yapılana karşı bir iktidar konumuna sahip olduğu iddiasını, bu meydanla birlikte öne sürer. Şaka yapılanın önünde üç seçenek vardır: ya şaka kurgusunu reddedecek ve oyunu ciddiyetle bozarak "şaka kaldırmazlar” kategorisine girmeyi göze alacaktır - bu tutum, iktidar meydanını geçersiz saymaya yönelik bir stratejiyse de, sonuç her zaman umulduğu gibi olmayabilir; ya şaka kurgusunu kabul edecek ama elinden, kendisine gülenlerle birlikte kendisine gülmekten başka birşey gelmeyecektir, böylece de (iyi ihtimalle sevimli bir) salak yerine konmayı göze alacaktır - bu tutum, şaka yapanın iktidarını kabullenmek anlamına gelir elbette; ya da zekice bir manevrayla masayı çevirecek, şaka yapanın meydan okumasına karşılık verecek, bu kez onu bir şakayla karşı karşıya bırakarak iktidara ortak olduğunu gösterecektir. Kimi zaman yalnızca zekâ bağlamında bir kapışmadır bu; daha soyut ve sosyal güçlülük iddialarına tercüman olduğu da olur ama.(1)
Aslında şaka ve alay doğru kullanılırsa ve aşağıdakilerden çok yukarıdakilere yöneltilirse, Gezi Direnişi’nde olduğu gibi.
Alay ve şaka bizi dünyadan ve bizden kurtarabilir bile!
Fransız sosyolog, entelektüel ve felsefeci Lefebvre’in şu alaylı sözleri ne güzel:
Alaycı söylemin, alaycılıktan uzak söylemden daha derin olduğunu, yani daha gerçek olduğunu bil. Marx’ın şu küçük öğüdünü unutma: En belirgin ‘kategorileri’ ve en sağlam kavramları alaycılıkla tatlandır.
…Sürekli kaygı duyma, enayi olmaktan çok fazla kaygı duyma. Her zaman enayi olacaksın, bu sadece güvensizliğin ve duyguların nedeniyle olacak. Çünkü duygu taşımamak, hiçbir seçim yapmamak ve hareket etmemek söz konusu olamaz, öyle değil mi? Ve en derin ve en yüksek alaycılık işte burada başlar(2)
Alay ve şaka egemenlere ve egemen olduğunu sandığımız kendimize yöneldiğinde daha devrimcidir ve özgürleştiricidir. Örneğin şöyle mesela misal olarak;
İnsan öncelikle “-nin/nın kızı veya oğludur”. Bu onun tarihsel bir varlık olduğunu gösterir. O –e/ye/den doğmuş olan biridir. Bu –den olma kişilik binasının temel kazısı veya kazığıdır. Yav bu yine ne diyo demeyin. Diyorum ki biz hepimiz onun bunun çocuğuyuz.
İbne ile dalga geçme hakkı sadece ibneye aittir. Size ne.

1 Şakanın Sırası Değil, Cogito, Üç aylık düşünce dergisi, Sayı: 26 Bahar, 2001, s.5.
2 Henri Lefebvre, “Alaycılık, Doğurtma Yöntemi ve Tarih Üzerine”, Şakanın Sırası Değil, Cogito, Üç aylık düşünce dergisi, Sayı: 26 Bahar, 2001, s.144-147.

YORUMLARINIZI -FACEBOOK ÜYESİ İSENİZ- AŞAĞIYA YAZABİLİRSİNİZ: