Facebookta paylas Web Hits
YEDİNCİ SAYI ANASAYFASINA DÖN                      anasayfa

         

BİREY VE KİŞİLİK/ EĞİTİM VE ÖĞRETİM

Çok zaman birbirine karıştırdığımız, bazen de aynı kullandığımız iki terim, “birey” ve “kişilik”, “eğitim” ve “öğretim”.
Okulların açılması ya da uzaktan eğitim (öğretim) gibi tartışmaların olduğu bu covid-19 döneminde, bu terimler daha kullanılır ve yorumlanır hale geldi.

Bu terimler birbiriyle çok bağlantılı olmasına karşın, ayrı ayrıdır.

Birey ve kişilik
Kişilik ve birey bir birlik oluşturur ama özdeş değildir.
Birey, biyolojik olarak fiziksel üstünlüğü veya eksikliği ve ruhsal özelikleriyle belirlenir.
Toplumsal gelişmenin hem öznesi hem de ürünü olan kişilik, toplumsal bir nitelik taşır. Yani kişilik, bireyin toplumdan edindiği özel bir niteliktir.

Kapitalist yaklaşıma göre; temel ihtiyaçlarını toplumla çatışma haline düşmeden karşılayabilen insanların psikolojik bakımdan sağlıklı kimseler olduğu söylenebilir. Önceden konulmuş kurallara uyum itaat.
Marksist anlayışa göre; birey nesnel etkisi ile çevresini değiştirir, buna bağlı olarak kendisini de değiştirir ve kişiliğini geliştirir.

Bireyin toplum içinde uyumlu edilgen bir yapıda değil, değişen ve değiştiren bir yapıda olması istenir.

Sovyet sosyal bilimci A.V. Petrovski; “Doğuştan getirdiği ve sonradan kazandığı özellikleriyle, bu niteliklerin taşıyıcısı olan varlık, her ne kadar baştan aşağı duygusal ve bedensel bir birey ise de kişilik duyuları üstün bir niteliktir.” (1) belirlemesini yaptı.

Birey, topluluk içinde tekil bir varlıktır. Kişilik ise, bireyin bütünüyle topluma katılımı olarak bireyi niteler.
Bireyin kişiliği, bulunduğu toplumun diğer kişilerinin içinde devam etmektedir. Bireyin ölümü ile kişilik bütünüyle yok olmaz. Bunu Rus yazarı A. S. Ruşkin, şöyle ifade ediyor.

“Tümden ölecek değilim…
Taşıdığım onur sürecek
Şanlı ateşi şiirin
Parladığı sürece tek bir meşale” (2)

Kişiliğin taşıyıcı olan birey ölür, ama bir süre başkalarında kişileşmiş olarak sürer. “O öldü ama içimizde yaşıyor” sözü bunun ifadesidir.

Kişiliğin gelişmesi ancak, bireyin bir toplum içinde etkin yeri ile sağlanır.

Eğitim ve öğretim;
Çocukluk döneminde birey, toplumsal ilişkilerin biçimlenmiş olduğu bir sisteme hazır olarak girer.
 Çocuğun, bu ortama uyumu ya da değiştirmesi eğitimin niteliğine bağlıdır.
 Çocuğun kişiliğinin biçimlenmesindeki karmaşık süreçte, okulun yaşamsal önemi vardır.
 Okul dönemindeki çocukların kişiliklerinin biçimlenmesi ve gelişmesi ancak okul topluluğu içindeki etkinliği ile gerçekleşir.
Eğitim, bir taraftan bireyi yaşama hazırlarken, diğer taraftan da gelişimini sağlar. Kişiliğini biçimlendirir.
 Öğretimde ise belli bir program dahilinde bilgi aktarma işlemidir. Bu bilginin yaşamda kullanılması ancak eğitimle olur. Yoksa bilgi sadece sorulara cevap olmaktan ileriye gitmez.  Başka bir değişle, öğrenme, çocukların ortaklaşa etkinliklerle, yeteneklerini geliştirmeyi amaçladığında eğitim niteliği taşır. Bu nedenle öğrencinin edilgen olduğu uzaktan öğretim EBA gibi uygulamalar eğitim niteliği taşımaz.
Bireysel ders, ortak etkinlik kadar verimli ve üretici değildir.
Sovyet pedagog Kruspkaya şöyle diyor, “Biz çocuklarımızın tam olarak gelişmesi, fiziksel ve ruhsal yönden insan olarak yetişmesine, bireyci değil ortaklaşmacı olmalarına çalışıyoruz. Çocukların kişiliğinin ancak topluluk içinde tam ve kapsamlı olarak gelişeceğine inanıyoruz.”
Öğrenci, okul ortamında etkinliklerle kendisini değiştirirken, çevresini de değiştir. Kişiliğini geliştir.
Birey-öğrenci- toplumsal çevrenin, bulunduğu grubun dışında, yani ait olduğu toplumun dışında değerlendirilemez.
“Ben” ile “onlar” biçimindeki yaklaşım, ortak etkinliklerle “biz” e dönüşür. Bu yaklaşımla topluluklar topluma evrilir.
Bir an önce yüz yüze eğitime geçilmesi, toplumu geleceği için çok vazgeçilmez bir öneme sahiptir.

1- Topluluk ve birey 2. Cilt s.103 A.V. Petrovski

2- A. L Puşkin/ “Elle yapılmış bir anıtı dikiyorum…” /Topluluk ve birey 2. Cilt s.113 A.V. Petrovski

YORUMLARINIZI -FACEBOOK ÜYESİ İSENİZ- AŞAĞIYA YAZABİLİRSİNİZ: